Bugün, 09 Eylül 2010 Perşembe

Edebiyatçılarımız

    Ziya Gökalp

    Ziya Gökalp(1876-1924)

    Asıl Adı Mehmet Ziya olan Ziya Gökalp’ı toplumbilimci,Türkçülük hareketinin kuramcısı ve şair kimlikleriyle tanıyoruz.1875 yılında Diyarbakır’da doğan şairimizin,babası Mehmet Tevfik Efendi,annesi törenin tanınmış ailelerine mensup Zeliha Hanım’dır.Diyarbekir isimli gazetede başyazarlık yapan babasının Ziya Gökalp’in yetişmesinde önemli payı vardır.

       İlk öğrenimini Diyarbakır’da yaptıktan sonra yine burada Askeri Rüştiye’de okuyan Ziya Gökalp,kendi kendine Fransızca,amcasından ise Arapça ve Farsça öğrendi.Tasavvuf tarihi ve İslam felsefesine dair kitapları da okuyup bilgisini geliştiren Ziya Gökalp,yirmi dört yirmi beş yaşında iken geçirdiği bir depresyon anında intihara teşebbüs etmiştir.Ancak alnının ortasına hedef alarak sıktığı kurşun,alın kemiğini geçemediği için orada kalmış ve bu sayede ölümden dönmüştür.

       Bu olaydan sonra hayata daha sıkı sarılan Ziya Gökalp yüksek öğrenim için ailesinden gizlice İstanbul’a geldi.Parasız olduğu için Yüksek Veteriner Okulu’na kaydını yaptırdı ve bu sırada Sultan Abdülhamid yönetimine karşı olarak kurulan gizli örgütlere katıldı.Ancak Diyarbakır’da bir arkadaşına yazdığı ve yaptığı faaliyetlerden bahsettiği mektupları ele geçince hapse atılacak ve dokuz ay zindanda kaldıktan sonra Diyarbakır’a sürgün edilecekti.

       1899-1908 yılları arasında,Meşrutiyetin ilanına değin zorunlu olarak Diyarbakır’da kalan Ziya Gökalp bu sırada boş durmadı ve etrafındaki gençleri örgülerdi,Dicle adlı bir gazete çıkardı ve İttihat ve Terakki Fırkası’nın şubesini açtı.Partinin Selanik’te yapılan Genel Kurulu’na katılan ve merkez yönetimine seçinlen Ziya Gökalp,Selanik’te kaldı ve cemiyetin ders programına toplumbilim dersini koydurdu.Bu sırada etrafında bir sürü aydın bunuyordu.Bunlardan Ali Canip ve Ömer Seyfettin gibi isimlerler 1911 yılında ‘Genç Kalemler’ dergisini kurdu ve milli edebiyatın temelleri böylece atılmış oldu.Yazı ve konuşma dilinde İstanbul Türkçe’sinin konuşulması gerektiğini savunan bu akım,Türk düşünce hayatına da yeni bir yön verecekti.

       ‘İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin genel merkezinin İstanbul’a taşınmasıyla partisinin fikir cephesinde yer almaya başlayan Gökalp,İstanbul Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olarak da dersler verdi.İstanbul’un işgalinin ardından İngilizler tarafından Malta Adası’na sürgün edildi ve iki yıl burada kaldı.

       Dünya üzerinde hızla yayılan milliyetçilik akımını yakından takip eden Ziya Gökalp,Türkleri ön plana çıkarmak,’Türkçülük’ adını verdiği ulusçuluk akımını yaymak için gayret gösteriyor,derslerinde ve yayınlarında hep bu konu üzerine eğiliyordu.1917’de ‘Yeni Mecmua’da ve 1923’te ‘Türk Yurdu’nda kaleme aldığı ve sonra ‘’Türkleşmek,İslamlaşmak,Muasırlaşmak’’ ismiyle kitaplaşan yazılarında Türk milliyetçiliğimim yollarını çizdi,belli bir program ortaya koydu.Ulus kavramının temeli olarak dili gördü ve Müslüman ülkelerin kültür birliği sağlamaları gerçeğine işaret etti.

       1923 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Telif ve Tercüme Başkanı sıfatıyla Ankara’ya yerleşen Ziya Gökalp,2. Meclis’Te Diyarbakır Milletvekili olarak görev yaptı.Ancak 25 Ekim 1924 yılında hastalanarak vefat etti,Sultan Mahmut Türbesine gömüldü.

       Sanat alanında en çok şiirle ilgilenen Ziya Gökalp,aruz ve hece ölçüsüyle şiir yazmışidüşüncelerini yaymak için sanatı bir araç olarak kullanmıştır.Sanat konusundaki görüşlerini ‘Türkçülüğün Esasları’ kitabında belirtmiş,güzel sanatların her dalına yerli geleneklerin batı tekniğiyle işlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.En bilinen eseleri arasında ‘’Türkleşmek,İslamlaşmak,Muasırlaşmak’’,’’Türk Töresi’’,’’Doğru Yol,’’Türkçülüğün Esasları’’,’’Türk Medeniyeti Tarihi’’,’’Kızıl Elma’’, ‘’Yeni Hayat’’ ve ‘’Altın Işık ‘’ sayılabilir.


    Yorumlar   0 Yorum yapıldı.  Yorum Yapın
    Yorum bulunamadı