Bugün, 10 Eylül 2010 Cuma

Edebiyatçılarımız

    Halide Edib Adıvar

    Halide Edib Adıvar(1884-1964)

    Yıl 23 Mayıs 1919…Yer:İstanbul Sultanahmet Meydanı…Siyah bayraklarla donatılmış meydana toplanan yüz binden fazla insan,siyah örtü ile kaplanmış bir kürsüde siyah başörtüsü takmış genç bir kadını dinliyor.Şöyle diyor genç kadın:

       ‘’Vatandaşlar,kardeşler!Yedi yüz yılın şerefi,göğe yükselen bu minarelerin tepesinden Osmanlı tarihinin yeni faciasını seyrediyor.Bu meydanlardan alay halinde geçmiş olan atalarımızın ruhuna hitap ediyor,başını bu görünmeyen yenilmez ruhlara kaldırarak diyorum ki:Ben İslamiyet’in bedbaht bir kızıyım ve bugünün talihsiz fakat aynı derecede kahraman devrinin anasıyım.Atalarımızın ruhları önünde eğiliyor,onlara bugünün Türkiye’si adına sesleniyorum ki,silahsız olan bugünkü milletin kalbi de onlarınki gibi yenilmez güçtedir.Allah’a ve haklarımıza iman ediyoruz.’’

       Ağlayarak söylenen bu sözler kalabalığı da ağlatıyor,coşturuyor.İşte bu genç kadın;yazarlığı ve kadın hakları savunucusu olmasının yanında Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıkları ile tanıdığımız Halide Edib Adıvar’dan başkası değil.

       Mehmed Edib ve Fatma Birfem Hanım’ın sevimli kız çocuğu  olarak İstanbul’da doğdu.Henüz altı yaşında iken Kur’an dersi alan ve Kur’an-ı Kerim’in tamamını okuyarak hatim indiren Halide Edib,Üsküdar Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi.Filozof Rıza Tevfik’ten Türk ve Fransız Dil Edebiyatı ile felsefe ve sosyoloji dersleri alarak kendini yetiştirdi.İlk kocası Salih Zeki’den Matematik dersi aldı.Halide Edib Adıvar yazı hayatına atıldığında son derece kültürlü,bilgili ve kendini yetiştirmiş biriydi.İlk yazılarını Tanin,Şehbal,Büyük Mecmua,  Musavver Muhit,Resimli Kitap adlı gazete ve dergilerde yayınladı.Hikaye,şiir ve makaleleri büyük ilgi görüyor,insan ruhunun derinliklerine inen heyecan dolu eserleri sevilerek takip ediliyordu.31 Mart Ayaklanması’nda bir süre Mısır’a kaçan Adıvar,dönüşünde İstanbul Kız Öğretmen Okulu’nda ve Kız Lisesi’nde müdür ve müfettiş olarak çalışacaktı.

       Romancılığındakini ustalığını ve milliyetçi sanatkarlığını bu dönemde yazdığı ‘Seviye Talip’,’Raik’in Annesi’, ve ‘ Handan’ isimli eselerini ortaya koydu.1917 yılında bilgin ve siyaset adamı Doktor Adnan Adıvar’la evlenen Halide Edib,Cemal Paşa’nın çağrısı üzerine Beyrut Kız Öğretmen Okulu’nun müdürü olarak Lübnan’a gitti ve orada ‘Kenan Çobanları’ isimli eserlerini kaleme aldı.Beyrut dönüşünde Ziya Gökalp,Fuat Köprülü,Hamdullah Suphi Tanriöver ve Mehmet Emin Yurdakul gibi aydınlarla Türk Ocağı’nın ‘Kültür ve İlim’ kuruluna seçildi.Aynı anda İstanbul Üniversitesi’nde Batı Edebiyatı dersleri vermeye başladı.

       30 Ekim 1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesi il elden gitmek üzere olan ülkenin acısını yüreğinde hisseden Halide Edib Adıvar,Sultanahmet Meydanı’ndaki ateşli konuşmasının ardından işgal edilen İstanbul’dan uzaklaşarak Anadolu’ya geçti.Ankara’da bizzat Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk tarafından karşılanan Halide Edib Adıvar,o andan itibaren milli mücadelenin her safhasında gönüllü olarak hizmet etti.Cephede Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarıyla bulundu,büyük zaferlere şahit oldu.23 Ağustos 1921 yılında başlayan Sakarya Meydan Savaşı’na bizzat gönüllü katıldı ve cephede bulundu.Sakarya Zaferinin nasıl kazanıldığını,Türk askerlerinin verdiği inanılmaz mücadeleyi gördü.Şahit olduğu be yaşadığı milli mücadelede hatıralarını 1962 yılında ‘Türk’ün Ateşle İmtihanı’ ismiyle önce İngilizce, sonra Türkçe olarak yayınlandı.

       1926 yılında eşi ile yurttan ayrılmak zorunda kalan Halide Edib Adıvar, on beş yıl boyunca İngiltere ve Fransa’da yaşamış,1931 yılında Amerika’da Colombia Üniversitesinde misafir profesör olarak görev yapmıştır.1939 yılında İstanbul’a döndüğünde Beyazıt’ta denize inen bir sokakta hayalini kurduğu bir ev satın aldı.1940 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin İngiliz Edebiyatı Profesörü seçildi ve kürsü başkanı oldu.1950 yılında siyasete atıldı ve İzmir’den Demokrat Parti listesinden bağımsız milletvekili seçilerek meclise girdi.54’te istifa ederek tekrar hocalığa dönüş yaptı ve vefat ettiği 9 Ocak 1964 yılına değin elinden kalemini bırakmadı.

       Halk-aydın-yönetici ilişkilerini incelediği Sinekli Bakkal romanı en meşhur eseridir.Memleket sorunlarına eğilen ve İttihat ve Terakki görüşüyle biçimlenen Yeni Turan romanı,Vurun Kahpeye,Ateşten Gömlek,Heyula,Seviye Talip,Handan,Zeyno’nun Oğlu,Kalp Ağrısı,Harap Mabedler,Raik’in Annesi,Kubbede kalan Hoş Seda,Sevda Sokağı Komedyası ve Tatarcık gibi eserleri bilinen başlıca eserleridir.

       Bir Türk romancısı olarak edebiyat tarihimizde anlamlı bir yeri olan Halide Edib Adıvar,Merkezedendi mezarlığında yatmaktadır.


    Yorumlar   0 Yorum yapıldı.  Yorum Yapın
    Yorum bulunamadı