Bugün, 10 Eylül 2010 Cuma

Edebiyatçılarımız

    Ebussuud Efendi

    Ebussuud Efendi(1490-1574)

    Zayıf ve uzun boylu,uzun beyaz sakalını bile kaplayan nurani yüzlü,sade giyimli bir adam tatlı diliyle sohbet ediyor.Öyle ki o konuşurken kimseden çıt çıkmıyor,herkes büyük bir saygı içerisinde konuşulanlara kulak kabartıyor.Sözü böylesine dinlenen ve hürmet edilen bu bilge adam kim dersiniz!

       Biz cevaplayalım:Bu kişi Ebussuud Efendi’den başkası değil.O da mı kim?Ebussud Efendi, adı yüzyıllarak beri ilim ve adalet timsali olarak anılan bit hukuk bilgini ve şeyhülislam.Yani yaşadığı çağın dini otoritesi.Belki de konuştuğu o topluluk içerisinde kendisinin yetiştirdiği Hoca Sadedin Efendi,Malülzâde Seyid Mehmet Efendi,Abdulkadir Şeyhi Efendi,Bostanzade Mehmet Efendi,Sunullah Efendi ya da büyük şairlerimizden Bakî bile var.

       30 Aralık 1490’da İstanbul’da doğduğu tahmin edilen Ebussuud Efendi’nin babası Sultan 2. Bayezid’in hizmetinde de bulunan İskipli Şeyh Muyhiddin Mehmet Efendi’dir.Annesi Sultan Hatun’un ünlü astronomi bilgini Ali Kuşçu’nun kızı olduğu rivayet edilir.

       Önce babasından daha sonra devrin büyük bilginlerinden Müeyyedzade Abdurrahman Efendi ile Mevlana Sayyidî’den ders alarak ilminde ilerleyen Ebussuud Efendi,Sultan 2. Bayezid’in dikkatini çekmiş ve kendisine 30 akçe ‘çelebi ulufesi’ adı verilen maaş bağlanmıştır.Daha sonrasında ise ilim tarihinin büyük bilginlerinden Kemal Paşazade Şemseddin Efendi’den ders alarak onun başarılı bir öğrencisi olmuştur.Hocası daha o yaşlarda onun geleceği için en büyük ilim adamı olacağını söylemiş ve bu dedikleri de aynen çıkmıştır.

       Ebussuud’un öğrencilikten çıkıp öğretmenliğe adım atışı 1516’da  Çankırı’da olmuş ve Bursa ve İstanbul’da öğretmenlik yapmıştır.1533’de Bursa,bir yıl sonra da İstanbul kadılığına tayin edilen Ebussuud Efendi,1537’de Kanuni Sultan Süleyman’ın düzenlediği Korfo seferinde Rumeli Kazaskeri Fenarizade Muhiddin Efendi’nin ölümü üzerine Şeyhülislam seçildi.Tarihlerin 1545’i gösterdiği bu zamandan ölümüne yaklaşık 30 yıl görevini sürdürdü.

       Cihan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın her zaman saygı gösterdiği Ebussuud Efendi,söz geçiren ve çevresince sevilen bir kişi olmasına rağmen bu gücünü suistimal etmekten ve siyasete karıştırmakdan kaçınmıştır.Kanuni Sultan Süleyman karar alacağı önemli konularda mutlaka Ebussuud Efendi’ye danışır,onun görüşlerini dinlerdi.Hatta padişah Mimar Sinan’ın muhteşem eseri Süleymaniye Camii’ne ilk taşı kendisi koymayıp,Ebussud Efendi’ye koydurtmuştur.Kanuni Sultan Süleyman’ın ‘’Kanuni’’ lakabını almasına neden olan kanunların hazırlanmasında Ebussuud Efendi’nin fetvalarından yararlanılmıştır.

       Ebussuud Efendi,Kanuni’nin ölümünden sonra tahta geçen oğlu Sultan 2. Selim devrinde de görevini sürdürmüş,aynı saygıyı ondan da görmüştür.Sultan Selim,Ebussuud Efendi huzuruna geldiği zaman ayağa kalkıp saygısını göstermesini bilmiştir.Kıbrıs adasının fethi için hazırlanan seferin dinen caiz olduğuna dair tarihi bir vesika da olan fetvayı Ebussuud Efendi vermiştir.

       Çalışkanlığıyla tanınan bu İslam hukuku bilgini,sabah namazından ikindiye kadar aralıksız çalışır ve dini fetvalarda öncelikli olarak devletin çıkarını ve güvenliğini gözetirdi.Müslüman halk kadar Osmanlı Devleti’nin yönetiminde bulunan Hristiyan halkın haklarını da titizlikle sağlayan ve adaletten asla taviz vermeyen Ebussuud Efendi,hüküm verirken çağın elverdiği ölçüde hoşgörülü davranmaya  özen göstermiştir.Verdiği kararla ilgili yanılmışsa bunu düzeltmekten kaçınmamıştır.Bir çok şeyin yasak sayıldığı dönemde Karagöz oyunun kahvehanelerde oynanmasına ve ibretle izlenmesine izin vermiştir.

       İslam dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’i yorumlayan ‘İrşadü’l-Akıli’s Selim(Olgun akıllara uyarı) kitabını yazan Ebussuud Efendi,bu yorumu dolayısıyla Kanuni Sultan Süleyman’dan iltifat görerek ödüllendirilmiştir.Halkın her tabaskasından insanların okuması için ‘Duaname’ isimli bir kitap yazmış ve dualara dair hikayeleri çok sade bir dille kitabında anlatmıştır.Bir hukuk alimi ve din adamı olmasının yanında bir şair de olan Ebussuud Efendi,özellikle  Arapça şiirler yazmış,bütün dil sanatlarını maharetle kullanmasını bilmiştir.

       Ebussuud Efendi 23 Ağustos 1574 yılında vefat etmiştir.Mezarlığı Eyüp semtindeki Sokollu Mehmet Paşa türbesinin yanında bulunan okulun bahçesindedir.Ölüm haberi Mekke ve Medine’de duyulduğunda Arap uleması,salat-ı gaip adı verilen cenaze namazı kılmışlardır.Bu onun ne kadar büyük bir saygı gördüğünü göstermesi bakımından önemlidir.


    Yorumlar   0 Yorum yapıldı.  Yorum Yapın
    Yorum bulunamadı