Mart, tohumun çatladığı, havanın kış ile bahar arasında ip atladığı bir aydır… Çoğu zaman kapıdan baktırsa da, ara sıra ılık meltemleriyle umutları kabuğunda kımıldatır.
İnsanın “miracı” düşüncedir. Onunla yükselir, onunla yücelir. Sırların “sırrı” okumakla çözülür. Bundan ötürüdür ki, şair: “Okumak... okumak... / Oku, çözülsün yumak!” demiş.
Şehirler; özden gelen kökboyalı duygu ipleriyle dokunan, düğümleri nabız kirkitleriyle sıklaştırılan, nakışlarında alın yazısı okunan Türkmen kilimleri gibidir…